8 Oca 2012

Çürük Müşteri

Yazar: admin | Kategori: Yazılım

İnternette rastladığım nadir güzel yazılardan biriydi Mehmet Doğan üstadın “Çürük Müşteri” başlıklı yazısı… paylaşmadan edemeyeceğim, Klavyene sağlık üstad…
“Bundan birkaç ay önce, şaka ile karışık, ama gerçeklerden çok uzak olmayan, Çürük Tasarımcı diye bir yazı yazdım. Bazı kesimler beğendi, bazıları ise “hadi canım oradan!” dedi. Ama hemen hemen herkes, “Çürük tasarımcı var da çürük müşteri yok mu sanki?” dedi. Peki web tasarımı hizmeti verirken nelere dikkat etmeli? Çürük müşteriyi ele veren, zamanınızı boşa harcadığınızı gösteren ipuçları var mı? Yoğun istek üzerine :-) aklıma gelen ilk 21 ipucu:

Size websitesini neden istediğini, ne görev yapacağını anlatmadan önce “Site büyük değil. Bir ana sayfa, bir hakkımızda bir de iletişim. O kadar! 3 sayfalık bir site kaça olur?” gibi fırından ekmek isteyen bir kişinin edasıyla konuşmaya başlıyorsa
Websitesi için içerik istediğinizde size “Vallahi olayımızı biliyorsun! Yaz sen bir şeyler, bu işin ustası sensin” diyorsa
Tasarım içinde önemli bir yeri olan beyaz boşluklara bakıp, “Niye ziyan ediyorsun canım bu kısmı! Bak burası boş duruyor! Oralara da bir şeyler koyalım söyle cici bici” diyorsa
Şirketin logosunu, kartvizitten taramanızı istiyorsa
Muhasebe bürosu için website yapmanızı isteyip, bir de ana sayfaya “Namaz saatlerini falan da koyalım, ilginç ve yararlı olur” diyorsa
Size istediğiniz ücret yerine “Bak gelirden pay versem sana daha iyi olmaz mi? Bu site çok para kazanacak” diyorsa hatta daha da kötüsü “Sen bunu ucuza yap, bak benim çevre geniş, sana çok müşteri gönderirim ben” ile işi bedavaya getirmeye çalışıyorsa
Sitenin açıldığının ikinci günü sizi telefon ile arayıp, siteyi Google’da bulamadığını söylüyorsa
Gösterdiğiniz birkaç prototipten sonra size “şu bana gösterdiğin o ilk tasarım ile ikinci tasarımın renklerini bir karıştırıp, üçüncü tasarımdaki resimleri ve menüyü kullansak çok daha iyi olacak” adlı ortaya “tasarım salatası” istiyorsa
Aklındakileri öğrenmek istediğinizde kendi işiyle alakalı olmayan bir eczane, bir kuyumcu bir de Amazon websitesini gösterip “Bunlara benzer bir şeyler yap işte. Bu siteler benim çok hoşuma gidiyor” diyorsa.
“Sen şöyle cıvıl cıvıl, yanar-döner kayan yazılı falan bir sayfa yap bana” diye işi geçiştirip, olayı kavrayamıyorsa
Her istediğiniz bilgi, görsel, içerik için size başka bir şirketin websitesinin adresini veriyorsa
“Senin bu yaptığın tasarımı benim eşim hiç sevmedi” cevabıyla size anlamsız, gereksiz ve nedensiz geri-bildirimde bulunuyorsa
Size renk paleti olarak, yeni döşediği ofisin mobilya ve duvar renklerini veriyorsa
Web tasarımını yalnızca dekorasyon ve yalnızca tasarım sanıyorsa
Tutkal satan şirketi için, Amazon’daki birçok fonksiyonu istiyorsa: “Bak şu tutkalı alanlar, bu tutkalı da alsın dese site. Ne güzel olur değil mi?… İyi fikir değil mi?”
İlk görüşmeden sonra size “Bak ben bu bilgisayar işlerinden anlamam, benim oğlum iyi bilir bu işleri” diyerek, 13 yaşında, tek ilgisi sanal chat ve MySpace olan oğlunu sizin muhatabınız yapıyorsa.
Şirketindeki bütün broşürleri getirerek, “İşte kardeş, site böyle bir şey olacak” diyorsa
Çalışmaya başladıktan bir hafta sonra sizi telefonla arayıp “kusura bakma birader, ben başka bir tasarımcı buldum ucuza. O yaptığın tasarımları şu vereceğim emaile bir yolla sen” diyorsa
Google’a, YouTube’a ve Amazon’a bakıp, her açılan sitenin hemen para kazanacağını zannediyorsa
“Çok acelemiz var. Bu ayın sonunda hemen bu siteyi açmamız lazım” diyor, sizi işe başlatıyor fakat sonra tasarım ile ilgili bir şeyler sorduğunuzda/istediğinizde telefon ve emaillerinize zamanında cevap vermiyorsa
“Bir kullanıcı araştırması yapsak, siteyi test etsek” dediğinizde size “Ya ne gereği var şimdi? Ben müşteri mi tanımıyor muyum sanki? Ben onların ne istediğini çok daha iyi biliyorum. Şu benim ana sayfadaki fotoğrafımı biraz daha büyültebilecek misin bu arada?” cevabını veriyorsa

arkanıza bile bakmadan kaçın! Sizin aklınıza başka şeyler geliyor mu?”

Yazının orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.

17 Ara 2011

Seksendört – Şimdi Zaman

Yazar: admin | Kategori: Müzikler ve Videolar

 

19 Kas 2011

Hero – Enrique Iglesias

Yazar: admin | Kategori: Müzikler ve Videolar


Enrique Iglesias – Hero Enrique-Iglesias

Sözleriyle de çok beğendiğim benim için ayrı bir anlamı olan şarkı, ve işte Türkçe sözleri….

Would you dance
dans eder miydin?

if I asked you to dance?
Eğer sana dans teklif etseydim

Would you run
yoksa koşar mıydın

and never look back?
asla geri dönmemek üzere?

Would you cry
ağlar mıydın?

if you saw me cry?
Eğer benim ağladığımı görseydin

And would you save my soul, tonight?
Ve bu gece benim ruhumu korur muydun?

Would you tremble
Titrer miydin

if I touched your lips?
Eğer dudaklarına dokunsaydım

Would you laugh?
Güler miydin

Oh please tell me this.
Oh,lütfen bunu bana söyle

Now would you die
Şimdi ölür müydün?

for the one you loved?
aşık olduğun kişi için

Hold me in your arms, tonight.
Bu gece beni kollarına al

I can be your hero, baby.
senin kahramanın olabilirim bebeğim

I can kiss away the pain.
acını bir öpücükle silebilirim

I will stand by you forever.
Seni sonsuza dek yaninda olacagim

You can take my breath away.
Nefesimi kesebilirsin

Would you swear
Yemin eder miydin?

that you’ll always be mine?
Her zaman benim olacağına dair

Or would you lie?
Ya da yalan mı söylerdin?

would you run and hide?
Koşup saklanır mıydın?

Am I in too deep?
Çok mu derindeyim

Have I lost my mind?
Aklımı mı kaybettim?

I don’t care…
umrumda değil…

You’re here tonight.
Bu gece burdasın

I can be your hero, baby.
senin kahramanın olabilirim bebeğim

I can kiss away the pain.
acını bir öpücükle silebilirim

I will stand by you forever.
Seni sonsuza dek yaninda olacagim

You can take my breath away.
Nefesimi kesebilirsin

Oh, I just want to hold you.
Oh, sadece sana sarılmak istiyorum

I just want to hold you.
Sadece sana sarılmak istiyorum

Am I in too deep?
Çok mu derindeyim?

Have I lost my mind?
Aklımı mı kaybettim

I don’t care…
umrumda değil..

You’re here tonight.
Bu gece burdasın

I can be your hero, baby.
senin kahramanın olabilirim bebeğim

I can kiss away the pain.
acını bir öpücükle silebilirim

I will stand by your forever.
Seni sonsuza dek yaninda olacagim

You can take my breath away.
Nefesimi keseilirsin

I can be your hero.
senin kahramanın olabilirim

I can kiss away the pain.
acını bir öpücükle silebilirim

And I will stand by you forever.
ve senin sonsuza dek yanindayim

You can take my breath away.
nefesimi kesebilirsin

You can take my breath away.
nefesimi kesebilirsin

I can be your hero.
kahramanın olabilirim

Mehtap Tv de program yapan Prof. Dr. Faruk Beşer in dua hakkında açıklaması,
Kenzül Arş duası islamvehayat

Kenzül Arş duası :


KENZÜL ARŞ DUASI OKUNUŞU Goynem

Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.v)den rivayet edilmiştir.Şöyle buyuruyor……

-Cebrail bana dediki:“Ey Muhammed,kim ömründe bir kere bu duayı okursa,Allah´u Teala onu,kıyamet gününde yüzü ayın ondördü gibi parlak haşreder.

Hatta bütün insanlar onu,bir peygamber veya melek sanırlar.

Ben ve sen onun kabrinin üzerinde dururuz.

Ona hesapsız ve azapsız,üzerine binip Cennete girmesi için Cennetten bir Burak getirilir.

Sırat köprüsünden şimsek gibi geçer.

Onun günahı denizlerden suyundan,yağmurların damlasından,ağaçların yapraklarından,kumların adedinden,taşlardan daha fazla olsa bile,kendisine kabul olunmuş(nafile)hac ve bin umre sevabı yazar.

Korkan kimse olursa,Allah onu onu korktuğundan emin kılar.

Susayan kimse okursa,Allah onun susuzluğunu giderir.

Aç olan okursa,giyindirir,hasta okursa şifa verir,hastanın üzerine okunursa,hastalığından kurtulur,dünya ve yahut ahiret ihtiyaçlarından okursa Allah istediğini verir.

Bir düşmandan veya sultandan korktuğu için okursa,Allah onların şerrinden korur ve Allah´ın mahlukatından gelecek olan tüm zarar ve eziyetleri kendisine ulaşmaktan meneder.

Borçlu olan okursa,Allah onu,borcunu ödemeye muvaffak kılar,hiçbir kimseye muhtaç olmaz.

Eğer onu hasta olan yazan üzerinde taşırsa iyileşir.

Kadın taşırsa kocası ona ikram eder.

Cinden,insden ve şeytandan,sancı ve hastalıklardan emin olur.

Kayıp ise ailesine sağ,salim kavuşur: Bu duayı okuyan için cin, melek istiğfar ederler.

Ömrü bereketli olur.

Kim beş defa bu duayı okursa Peygamber Aleyhisselamı rüyasında görür

Kim ki Fatiha’yı,İhlas Suresi’ni,Kafirun ve Felak ve Nas Suresi’ni üç kere okuyup sonra da bu duayı okursa Allah onu karşılaştığı bütün varlıkların şerrinden korur ve her türlü hastalıktan,her zalimin şerrinden onu emin kılar ve bütün isteklerini verir.Kim ki okuduğu gibi onu yazıp üzerinde taşırsa ve kim ki başının altına koyup uyursa Allahü Teala o kimsenin malından çalınanı ve evinden kaçanı geri iade eder.Akan suya okursa su durur yahut yanan ateşe okursa ateş söner.Dağ üzerine okursa dağ paramparça olur.Kim ki iki rekat namaz kılıp her rekatında Fatiha ve bir de İhlas okuyup selam verdikten sonra bu duayı okursa dünya ve ahirete ait ne isterse tüm istediklerine nail olur.Bu duanın fazileti sayılamayacak kadar çoktur.(Nevadir-i Kaylubi’den alındı.)

VE ŞÖYLE OKUNUR

Bismillahirrahmanirrahim

La ilahe illellahül melikül hakkul mübin.

La ilahe illellahül hakemül adlül metin.

Rabbüna ve rabbü abainel evvelin.

La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin.

La ilahe illellahü vehdehu la serike leh,lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yümitü ve hüve hayyül la yemutü ebeden biyedihil hayru veileyhil masiru ve hüve ala küllü sey´in kadir.

Ve bihî nesteînü ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.

La ilahe illellahü sükran li ni´metih.

La ilahe illellahü ikaran bi rububiyyetih.

Ve sübhanellahi tenzihen li azametih..

Es´elükellahümme bi hakkismikel mektubi ala cenahi cibrile aleyke ya rab.

Ve bihakkismikel mektubi ala cenatubi ala cenahi cibrile aleyke ya rab.

Ve bihakkismikel mektubi ala cenahi mikaile aleyke ya rab.

Ve bihakkismikel mektubi ala cebheti israfile aleyke ya rab:

Ve bihakkismikel mektubi ala keffi azraile aleyke ya rab.

Ve bi hakkismikellezi semmeyte bihi münkeran ve nekiran aleyke ya rab.

Ve bihakkismike ve esrari ibadike aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi temme bihil islamü aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi telekkahü ademü lemma hebeta minel cenneti fe nadake fe lebbeyte düaehü aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi nadake bihi sitü aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi kavveyte bihi hameletel arsi aleyke ya rab.

Ve bihakkismikelmektubi fittevrati vel incili vezzeburi vel fürkani aleyke ya rab.

Ve bihakkismikeila münteha rahmetike ala ibadike aleyke ya rab.

Ve bihakki temami kelamike aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi nadake bihi ibrahimü fecealtennara aleyhi berden ve selamen aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi nadake bihi ismailü fe necceytehü minezzebhi aleyke ya rab.

Ve bihakkismikllezi nadake bihi hudü aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi deake bihi ya´kubü fe ra.dedte aleyhi basarahu yusufe aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi nadake bihi davüdü fe cealtehü halifeten fil ardi ve elente lehül hadide fi yedihi aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi deake bihi süleymanü fe a´taytehül mülke fil ardi aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi nadake bihi eyyubü fe necceytehu minel gammillezi kane fihi aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi nadake bihi isebnü meryeme fe ahyeyte lehül mevta aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi nadake bihi musa lemma hatabeke aletturi aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi nadetke bihi asiyetümraetü fir´avne fe razaktehel cennete aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi nadake bihi benu israfile lemma cavezulbahra aleyke ya rab.

Ve bihakkismikellezi nadake bihil hidiru lemma mesa alel mai aleyke ya rab.

Ve Bihakkismikellezi nadake bihi muhammedün sallallahü aleyhi ve selleme yevmel gari fe necceytehu aleyke ya rab.

Inneke entel kerimül kebiru.

Hasbünellahü ve ni´mel vekil.

Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.

Ve sallallahü ala seyyidina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi vesellem

Kenzül Arş duası ANLAMI…

Tercümesi:

Melik (kral), Hakk, Mübin Allah’tan başka ilah yoktur. Hakem, Adl ve Metin Allah’tan başka ilah yoktur. Bizim ve eski atalarımızın Rabbidir. Senden başka İlah yoktur. Sen arınıksındır. Ben zalimlerden oldum. Allah’tan başka ilah yoktur. Onun ortağı yoktur. Yönetim onundur. Övgüler onun içindir. Diriltir ve öldürür. O diridir ve ebediyen ölmez. Hayır onun kontrolündedir, dönüş onadır. Ve O her şeye gücü yetendir. Ve onunla yardım isteriz. İyilik yapmaya, kötülükten kaçmaya güç kuvvet sadece yüce ve her şeyi bilen Allah’tandır.

Nimetlere şükür olarak, ondan başka ilah yoktur. Rabblığının ikrarı olarak, ondan başka ilah yoktur. Yüceliğini arındırmak için, Allah noksanlıklardan arınıktır.

Ey Allahım! Ya Rabbi! “Cebrail’in kanadında yazılı ismin hürmetine, Mikail’in kanadı üzerinde yazılı ismin hürmetine, İsrafil’in alnında yazılı ismin hürmetine, Azrail’in avucunda yazılı ismin hürmetine, ve senin verdiğin Münker ve Nekir ismi hürmetine, ve kullarının sendeki sırları hürmetine, İslam’ı kendisiyle tamamladığın ismin hürmetine, ve Adem’in senden öğrenip cennetten indirildiği zaman kendisiyle sana seslendiği ve senin de kabul ettiğin ismin hürmetine, Şit’in sana seslendiği ismin hürmetine, arşı taşıyan melekleri kendisyle güçlendirdiğin ismin hürmetine, Tevrat’ta, İncil’de, Zebur!da ve Furkan’da yazılı ismin hürmetine, kullarına rahmetini sonsuza kadar ulaştırdığın ismin hürmetine, sözlerin tamamı hürmetine, İbrahim ateşe atıldığında hangi isminle sana seslendi de ateş soğuk ve selamet olduysa işte o ismin hürmetine, İsmail kesilirken hangi isminle seslendi de onu kesilmekten kurtardıysan işte o ismin hürmetine, İshak hangi isminle sana yalvardı da sen onun ihtiyaçlarını karşıladıysan işte o ismin hürmetine, Hud hangi isminle sana seslendiyse işte o ismin hürmetine, Yakup sana hangi isminle dua etti de sen onun gözlerini ve çocuklarını ona geri verdiysen işte o ismin hürmetine, Davut hangi isminle sana seslendi de sen onu yeryüzüne halife yaptıysan ve demiri onun elinde yumuşattıysan işte o ismin hürmetine, Süleyman hangi isminle sana dua etti de sen onu yeryüzüne kral yaptıysan işte o ismin hürmetine, Eyyüb hangi isminle sana seslendi de sen onu içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtardıysan işte o ismin hürmetine, Meryem oğlu İsa hangi isminle sana seslenip de onunla ölüyü dirilttiysen işte o ismin hürmetine, Musa hangi isminle sana seslendi de sen ona Tur’da hitap ettiysen işte o ismin hürmetine Firavunun karısı Asiye sana hangi isminle seslendi de sen onu cennette rızıklandırdıysan işte o ismin hürmetine, israiloğulları sana hangi isminle seslendiler de denizi geçirdiysen işte o ismin hürmetine, Hızır hangi isminle seslendi de onu suda yürüttüysen işte o ismin hürmetine, Muhammed SAV sana mağarada hangi isminle seslendi de sen onu kurtardıysan işte o ismin hürmetine” senden istiyorum. Hiç şüphesiz sen cömertsin, büyüksün. Bize Allah yeter. O ne güzel vekildir. İyilik yapmaya da kötülükten kaçmaya da güç kuvvet sadece yüce ve büyük Allah’tandır. Allah efendimiz Muhammed’e, ailesine ve arkadaşlarına destek versin, güvenliklerini sağlasın!

AMİN

En doğrusunu ALLAH bilir.

22 Eyl 2011

Windows 7 de DNS değiştirme

Yazar: admin | Kategori: Yazılım

Belki bilmiyenler vardır diye anlatıyorum. Erişime kapatılan sitelere girmek için en bilindik yöntem Dns değiştirmedir.Türk telekomun Dns‘lerini kullandığınız sürece, engellenen sitelere erişemiceksiniz.

Şayet kullandığınız işletim sistemi Windows XP ise buraya tıklayın

Bilgisayarımızın sağ alt köşesindeki simgelerden ekran şeklinde olan’a sağ tıklayın (sağdaki gibi)

‘Ağ ve Paylaşım Merkezi’ni Aç’a basın;

Açılan pencerede ‘Yerel ağ bağlantısı‘na tıklayın.(Resimde sarı ile işaretli)

Yerel ağ bağlantısı penceresinden ‘Özellikler‘e tıklıyoruz.

Açılan pencerede ‘İnternet protokolü sürüm 4‘ü seçiyor ve ‘Özellikler‘e basıyoruz.

Burada ‘Aşağıdaki sunucu DNS adreslerini kullan‘ı aktif ediyoruz ve DNS adresimizi giriyoruz.Artık engelli sitelere diğer sitelere eriştiğiniz gibi problemsiz erişebileceksiniz.Resimdeki DNS adresi son zamanlarda popüler olan Google‘ın dns adresidir.Çok hızlıdır,bende kullanıyorum.

Girebileceğiniz örnek DNS adresleri;

Google DNS;
8.8.8.8
8.8.4.4
Open DNS;
208.67.222.222
208.67.220.220
[fb_rec].

Bir süredir başımı ağrıtan Windows 7 Ön Yükleme Yöneticisinden kurtulmaya karar verdim. Ancak ne yaptımsa, 3 kez format ki 2 tanesinde boot partisyonunu yeniden oluşturmak dahil, çözüm bulamadım. Her seferinde ön yükleme yöneticisi karşıma çıktı. İnternette epeyce bir araştırma yaptım, yerli sitelerde konuyla ilgili bir çok şikayet bulsam da çözüm maalesef yoktu. hatta bir çoğu saçma önerilerle doluydu. Yabancı sitelerde elle tutulur bir cevap bulamadım, ancak bir tanesinde beni çözüme ileten sonucu buldum… sorunu gidermek için bcdedit komutunu kullanarak boot manageri yeniden set etmek gerektiğini bulunca gerisi çabuk geldi. sözü uzatmayayım aşağıdaki komut ile ön yükleme yöneticisinden kurtulabilirsiniz,

şunu unutmayın komut satırını yönetici modda açmanız gerekiyor;

bcdedit  /set {bootmgr} displaybootmenu no

bu komut ile Boot manager yeniden programlanarak açılışta ön yükleme yöneticisinin görünmesini devre dışı bırakıyor…

umarım sizlerin de sorununuzu çözmüştür.

 

 

 

 

 

 

 

bugünlerde karşıma sıkça çıkmaya başlayan “HTTP 401.3 - Erişim; kaynaktaki EDL tarafından reddedildi” hatasını araştırdığımda farklı çözüm önerileri karşıma çıktı.  Ancak hiç birisi de sorunumu çözmedi. Biraz daha detaylı araştırma yaptığımda farkettiğim olay şöyleydi. IIS server ASP sayfaları yorumlarken sayfanızda bol miktarda Include ler kullanmışsanız sorun çıkarabiliyordu, peki Include ler sorunun esas sebebimiydi? Yani include leri kaldırdığınızda sorun çözülüyor mu ? Cevap HAYIR. Sorun asp kodların bulunduğu dizinin IIS kullanıcılarına açık olmadığından kaynaklanıyordu. Bu durumda çözüm de şöyle oluyor..

1- Asp kodların bulunduğu klasörünüze (wwwroot/klasoradi) sağ tıklayın

2- Açılan içerik menusunde Paylaşım ve Güvenlik e tıklayın

3- Açılan Özellikler penceresinde Güvenlik Sekmesine gelin

4- Gruplar ve Kullanıcılar kısmında Internet Konuk Hesabı (PCADI\IUSER_PCADI) (pc adi sunucunun ismidir) olmadığını göreceksiniz.

5- Ekle butonuna basarak Internet Konuk Hesabı nı ekleyin, Yetkileri default bırakmanız sayfanızın açılması için yeterli olacaktır. Diğer yazma yetkisi vermeniz gereken klasörü buradan hariç tutuyorum, o bölümlere nasıl yetki vermeniz gerekiyorsa ona uygun yetki verin.

6- Tüm pencereleri Tamam diyerek kapatın..

Umarım sizinde sorununuz çözülmüştür.

8 Ağu 2010

Tuzlu Kahve

Yazar: admin | Kategori: Genel

Kiza bir partide rastlamisti.. Harika birseydi. O gün pesinde o kadar delikanli vardi ki.. Partinin sonunda kizi kahve içmeye davet etti.
Kiz parti boyu dikkatini çekmeyen oglanin davetine sasirdi, ama tam bir kibarlik gösterisi yaparak kabul etti. Hemen kösedeki sirin kafeye oturdular. Delikanli öyle heyecanliydi ki, kalbinin çarpmasindan konusamiyordu. Onun bu hali kizin da huzurunu kaçirdi.. “Ben artik gideyim” demeye hazirlanirken, delikanli birden garsonu çagirdi..
“Bana biraz tuz getirir misiniz” dedi.. “Kahveme koymak için..”
Yan masalardan bile saskin yüzler delikanliya bakti..
Kahveye tuz!..
Delikanli kipkirmizi oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye basladi. Kiz, merakla “Garip bir agiz tadiniz var” dedi..
Delikanli anlatti:
“Çocukken deniz kenarinda yasardik. Hep deniz kenarinda ve denizde oynardim. Denizin tuzlu suyunun tadi agzimdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.. Bu tadi çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadi dilimde hissetsem, çocuklugumu, deniz kenarindaki evimizi ve mutlu ailemi hatirliyorum. . Annemle babam hala o deniz kenarinda oturuyorlar.. Onlari ve evimi öyle özlüyorum ki..”
Bunlari söylerken gözleri nemlenmisti delikanlinin.. Kiz dinlediklerinden çok duygulanmisti.
Içini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmaliydi. Evini düsünen, evini arayan, evini sakinan biri.. Ev duyusu olan biri..
Kiz da konusmaya basladi.. Onun da evi uzaklardaydi.. Çocuklugu gibi.. O da ailesini anlatti. Çok sirin bir sohbet olmustu.. Tatli ve sicak.. Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel baslangici olmustu tabii.. Bulusmaya devam ettiler ve her güzel öyküde oldugu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yasadilar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kasik tuz koydu, hayat boyu.. Onun böyle sevdigini biliyordu çünkü.. 40 yil sonra, adam dünyaya veda etti.
“Ölümümden sonra aç” diye bir mektup birakmisti sevgili karisina.. Söyle diyordu, satirlarinda..
“Sevgilim, bir tanem..
Lütfen beni affet. Bütün hayatimizi bir yalan üzerine kurdugum için beni affet. Sana hayatimda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.. Ilk bulustugumuz günü hatirliyor musun?.Öyle heyecanli ve gergindim ki, seker diyecekken ‘Tuz’ çikti agzimdan.. Sen ve herkes bana bakarken, degistirmeye o kadar utandim ki, yalanla devam ettim. Bu yalanin bizim iliskimizin temeli olacagi hiç aklima gelmemisti. Sana gerçegi anlatmayi defalarca düsündüm. Ama her defasinda korkudan vazgeçtim.
Simdi ölüyorum ve artik korkmam için hiçbir sebep yok.. Iste gerçek.. Ben tuzlu kahve sevmem. O garip ve rezil bir tat.. Ama seni tanidigim andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pismanlik duymadan. Seninle olmak hayatimin en büyük mutlulugu idi ve ben bu mutlulugu tuzlu kahveye borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, herseyi yeniden yasamak, seni yeniden tanimak ve bütün hayatimi yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da..”
Yasli kadinin gözyaslari mektubu sirilsiklam islatti.
Lafi açildiginda birgün biri, kadina “Tuzlu kahve nasil bir sey” diye soracak oldu..
Gözleri nemlendi kadinin..
“Çok tatli!..” dedi..

alıntıdır

8 Ağu 2010

KÜÇÜĞÜM

Yazar: admin | Kategori: Genel


Ayni sokakta oturuyorduk
Her gün bir kizla geliyordu eve
Adi ESRARENGIZDI
Herkes onun hakkinda
Farkli seyler söylerdi.
Fakat kimse gerçegi bilmezdi
Kirli sakallari vardi.
Yesil gözlü esmerdi
Mahallenin kizlari hayrandi ona
Bense nefret ederdim
Hiç kimseyle konusmaz
Sadace gelir geçerdi
Birgün onunla yolda karsilastik
Çok güzel bir yüzü vardi
Bana gülümsedi
Sasirdim
Ama yinede onu sevmiyordum.
Fakat o çok farkliydi
Gece boyunca lambasi yanardi
Uyumak yerine onun evini seyrediyordum,
Onu sevmedigim halde her seyiyle ilgileniyordum.
Yavas yavas onu gözlemeye basladim
O an anladim ki
Hep kendimi kandirmisim
Ona karsi hissetigim sey sevgiymis
Artik o eve gelmeden uyuyamiyorum.

Yanina gelen kizlari kiskanirdim
Herkes onun kötü oldugunu söyleyince
Hep onu savunurdum,
Onunla karsilasmak için kapida dururdum…
Onu yine yolda gördüm
Bana göz kirpti
Yanimdan geçerken onu cagirdim
Acelem var KÜÇÜGÜM dedi
Bana aramizdaki yas farkini hatirlatmisti
Eve gidip aglamistim.
Karar verdim ona askimi ilan edecektim
Yolunu gözledim
Bir gün onu gelirken gördüm
Pesine düstüm o eve girdi
Biraz bekleyip kapiyi çaldim
Açtı ne var KÜÇÜGÜM dedi
SENI SEVIYORUM dedim
Gülümsedi
EE dedi
Ne eededim konusmadi
Kosarak disari çiktim
Bir ay boyunca evden çikmadim
Bir gün kizlarla konusurken
Ambulans geldi onun evine girdi
Sedyeyle  onu disari çikardilar
Önümüzden geçerken
Bende seni KÜÇÜGÜM dedi ve gözlerini yumdu.
Kipkirmizi oldum herkes bana bakiyordu
Aglayarak kosmaya basladim
Aksama kadar sokakta gezdim
Gözyaslarim durmadan akiyordu
Sonra eve geldim
Annemler ondan bahsediyorlardi
Sevdigi bir kiz varmis
Ailesi evlenmesine izin vermeyince
Kiz evden kaçmis
Sokak serserileri onu öldürmüs
Eve getirdigi kizlar evi olmayan kizlarmis
Kimi sevdiyse ölmüs
Çok sevip aci çekmis
Intihar edip hastaneyi aramis
Polisler evin duvarinda KÜÇÜGÜM yazisini bulmus
KÜÇÜGÜM sende ölme yaziyormus, ve hemen altında;
Bende seni sevdim
Sevdiklerim gibi sende ölme diye ben öldüm KÜÇÜGÜM

alıntıdır…

27 Haz 2010

Tebriz’li Şems’in 40 Kuralı

Yazar: admin | Kategori: Türk Dünyası

Şems’ in Kırk Kuralı (Gönlü Geniş Ve Ruhu Gezgin, Sufi Meşreplilerin Kırk Kuralı)

1. Kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok, eğer, tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.

2. Kural: Hak yolunda ilerlemek yürek işidir,akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun,omzun üstünde ki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol silenlerden değil !

3. Kural: Kur’an dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri manadır. Sonra ki batıni manadır. Üçüncü batıninin batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.

4. Kural: Kainattatki her zerrede Allah’ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. Allah’ı görüp yaşayan olmadığı gibi, onu görüp ölen de yoktur. Kim O’nu bulursa, sonsuza dek O’nda kalır.

5. Kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. Aman sakın kendini diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği:
Bırak kendini, koy gitsin; akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!

6. Kural: Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk konusunda dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur.

7. Kural: Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.

8. Kural: Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! istediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.

9. Kural: Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.

10. Kural: Ne yöne gidersen git, doğu,batı,kuzey ya da güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.

11. Kural: Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Senden yepyeni ve taptaze bir sen zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.

12. Kural: Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.

13. Kural: Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı, hoca ,şeyh, şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.

14. Kural: Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

15. Kural: Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür. Tek tek her birimiz tamamlanmamış birsanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermek için tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.

16. Kural: Kusursuzdur ya Allah, onu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir , ne layıkıyla sevebilirsin.

17. Kural: Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.

18. Kural: Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan, dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara, dışında, başkalarında değil ve unutma ki nefsini bilen Rabb’ini bilir. Başkalarıyla değil sadece kendiyle uğraşan insan sonunda mükafat olarak Yaradan’ı tanır

19. Kural: Başkalarından saygı,ilgi ya da sevgi bekliyorsan önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı, sevin. Yakında gül yollayacak demektir.

20. Kural: Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.

21. Kural: Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi,hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek,kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hakk’ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.

22. Kural: Hakiki Allah aşığı bir meyhaneye girdi mi orası ona namazgah olur. Ama bekri aynı namazgaha girdimi orası ona meyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil.

23. Kural: Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı , kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir , ya kıymet bilmeyiz.
Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta yerde…

24. Kural: Madem ki insan eşref-i mahlukattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah’ın yeryüzünde ki halifesi olduğunu hatırlayarak , buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile, gene de başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.

25. Kural: Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an da burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz.

26. Kural: Kainat yekvücud, tek varlıktır. Herşey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti herkesin yüzünü güldürebilir.

27. Kural: Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır, şer çıkarsa sana gerisin geri şer yankılanır.
Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin herşey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse dünya değişir.

28. Kural: Geçmiş zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şu anın hakikatini yaşar.

29. Kural: Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten,”ne yapalım, kaderimiz böyle”deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin,ne de hayat karşısında çaresizsin.

30. Kural: Hakiki sufi öyle biridir ki başkaları tarafından kınansa, ayıplansa, dedikodusu yapılsa, hatta iftiraya uğrasa bile, o ağzını açıp da kimse hakkında tek kelime kötü laf etmez.
Sufi kusur görmez kusur örter.

31. Kural: Hakk’a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık, kimi ayrılık acısı çeker, kimi maddi kayıp… Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bunda ki hikmeti anlar ve yumuşar; kimimiz ise ,ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.

32. Kural: Aranızda ki perdeleri tek tek kaldır ki Allah’a saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama Kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardan uzak dur, dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma. İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama !

33. Kural: Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen hiç ol! Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışında ki biçim değil içinde ki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir.

34. Kural: Hakk’a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır; emin bir beldede yaşar.

35. Kural: Şu hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz. Mümin içindeki münkirle tanışmalı, Allah’a inanmayan kişi ise içinde ki inananla. İnsan-ı kamil mertebesine varana kadar gıdım gıdım ilerler kişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.

36. Kural: Hileden,desiseden endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor, sana zarar vermek istiyorsa, Allah da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer. O’nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz. Sen sadece buna inan !

37. Kural: Allah kılı kırk yaracak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken, ne bir saniye geç. Her insan için bir aşık olma zamanı vardır; bir de ölmek zamanı.

38. Kural: Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım ? Diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün. Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa,yazık ! Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.

39. Kural: Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz. Her şey yerli yerinde kalır, merkezinde… Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz.Ölen her sufi için bir sufi daha doğar.

40. Kural: Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. Aşk’ın hiçbir sıfat ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde ya da dışındasındır, hasretinde..

Alıntıdır….