Hadise – Crazy For You Klip + Şarkı Sözleri + Türkçe Şarkı Sözleri

[media id=10 width=425 height=320]

Hadise Düm Tek Tek şarkı sözleri

Baby you are perfect for me
You are my gift from heaven
This is the greatest story of all times
We met in like in a movie
So meant to last forever
And what you’re doing to me
Feels so fine

Angel I wake up and live my dreams endlessly
Crazy for you

Can you feel the rhythm in my heart
The beats going düm tek tek
Always out it like there no minute
Feels like there’s no way back
Can you feel the rhythm in my heart
The beats going düm tek tek
Always out it like there’s no minute
Feels like there’s no way back

Baby I read all answers in your exotic movements
You are the greatest dancer of all times
You make me feel so special
No one can kiss like you do as it is your profession
Feel so fine

Angel I wake up and live my dreams
Endlessly
Crazy for you

Can you feel the rhythm in my heart The beats going düm tek tek
Always out it like there no minute Feels like there’s no way back
Can you feel the rhythm in my heart The beats going dum tek tek
Always out it like there’s no minute Feels like there’s no way back

Can you feel the rhythm in my heart
The beats going düm tek tek
Always out it like there no minute
Feels like there’s no way back
Can you feel the rhythm in my heart
The beats going düm tek tek
Always out it like there’s no minute
Feels like there’s no way back

Can you feel the rhythm in my heart

Always out it like it no minute
Feels like there’s no way back
Always out it like there’s no minute
Feels like düm tek tek

Hadise Crazy for You (Düm tek tek) Türkçesi

Bebeğim, sen benim için mükemmelsin
Cennetten hediyemsin
Bu tüm zamanların en iyi hikayesi
Filmlerdeki gibi buluştuk
Sonsuza kadar süreceğini düşündüm
ve bana yaptığın şey
Çok iyi hissettiriyor

Meleğim kalkarım
ve rüyalarımı yaşarım
sonsuza dek
çılgınım senin için

Kalbimdeki ritmi hissedebiliyor musun
Vuruşlar düm tek tek devam ediyor
Hep dakika yokmuş gibi çıkıyor
Geri dönüş yokmuş gibi hissettiriyor

Kalbimdeki ritmi hissedebiliyor musun
Vuruşlar düm tek tek atıyor
Her zaman dakika yokmuş gibi çıkıyor
Geri dönüş yokmuş gibi hissettiriyor

Bebeğim ekzotik hareketlerindeki
bütün cevapları okudum
Sen tüm zamanların en iyi dansçısısın

Kimse senin öptüğün gibi öpemez
O senin sanatın
Çok iyi hissettiriyor

Meleğim kalkarım ve rüyalarımı yaşarım
Sonsuza dek
Senin için çıldırıyorum

Yeni Yılınız Kutlu Olsun

2009 un ilk yazısında, yeni yılın tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Yeni yılda yine tüm bildiklerimizi sizlerle paylaşmaya gayret edeceğim. Bilmek dedim de aklıma; çok bilmenin de bazen en basit sorunları görmeye engel olduğunu en güzel anlatan fıkra geldi.
“Karıkoca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar.
Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar. Birkac saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır. Adam uyku sersemidir; güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:
‘Ne oldu?Ne istiyorsun?’ diye sorar.

Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.’ Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:
-’Bunun için mi uyandırdın beni?.Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum,ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız.
Karısı tekrar sorar. Peki, bu sana neyi gösteriyor?
Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:
‘Teolojik olarak Allahin kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum.
Felsefi olarak, evrenin sonsuzlugunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum.
Astronomik olarak galaksilerin,yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum.
Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum.
Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum.
Niye sordun bunu bana?
Sana neyi gosteriyor?

‘Necati, çadırımızı çalmışlar!!! “

Türk hacker’dan Filistin protestosu

Türk hacker Birleşmiş Milletler sayfasını hack’ledi. İşte sayfaya girenlerin karşılaştığı mesaj…

Türk hacker'dan Filistin protestosu

Son birkaç gündür İsrail’in Filistin topraklarına düzenlediği saldırılara tepkiler internette de kendini gösteriyor. Birleşmiş Milletler‘in Kazakistan sayfası, Türk bir hacker tarafından hack’lendi. Haber yayına hazırlandığı sırada Kazakistan sayfasına girmek isteyenler, karşılarında bir süre için yukarıdaki mesajı buldular…

Mesajda özetle şu söyleniyor: “Ermeni soykırımından bahsedildiğinde Türkiye aleyhine elinizden geleni yaptınız. Peki Filistin soykırımı hakkında bir şey yaptınız mı?”

Hemen ardından sayfadaki mesaj değiştirildi. Aşağıda görebileceğiniz yeni mesajda Türkiye ve Filistin bayrakları görülüyor ve Birleşmiş Milletler’in Filistin’le ilgili görevini yapamadığı için cezalandırıldığı söyleniyor. Son satırda hacker asıl mesajını veriyor:

Bebekler terörist değildir!

kaz-2

Kaynak : www.chip.com.tr

Krizleri fırsata dönüştürmek

Günümüzün klişeleşmiş cümlesini 2001 yılı krizinden sonra yine bu köşeden sizlerle paylaşmıştım. Demek ki Türkiye’de her 5-7 yıl arası bir kriz yaşıyor. Bu tarz yönetimlerle bu genelleme değişmeyecektir. 2001 krizinden sonra değişen hükümet ve yerine gelen hükümetin farkı da burada ortaya çıkıyor. 3 partili koalisyon hükümetine göre daha avantajlı bir durumda olan tek parti hükümetidir. Ama maalesef bu avantaj çok da iyi yönetilememiştir. Kaptanın hası fırtınalı havalarda belli olur. Yaklaşık 2 yıldır daralma gösteren ekonomimiz, global kriz nedeniyle durma noktasına gelmiş ancak hükümet tamamen 2 yıldır görmezden geldiği daralmaların durma noktasına geldiğinde hiçbir senaryo geliştirmediği için olsa gerek; kim ne derse uygulamaya çalışmaktadır. En bariz örnek önceleri IMF ye “ümüğümüzü sıktırtmayız” derken, TÜSİAD ‘ın açıklamaları sonrasında IMF ile masaya oturmuştur.

Gelelim esas konuya: Krizler nasıl fırsata dönüştürülür? Bu cümleyi kendime yüzlerce kez sordum. Sesli düşündüm, sessiz düşündüm, bu konuda makaleler okudum. Özet olarak şu kanıya vardım, “sürü pskilojisi ile hareket etmemek” . Yani piyasalarda herkes küçülürken mevcut iş ağında büyük boşluklar oluşmakta. Sermaye sahipleri kendilerini daha güvenli limanlara çekerken daha az sermayeye sahip işletmeler de aynı yöntemle köşelerine çekilmekle çok doğru bir harekette bulunmuş olmazlar. Ancak burada önemli bir konuda şudur ki, boşaltılan alanlardan yer edinebilmek adına hesapsız kitapsız sektör değiştirmeler yada yatırımlara girmekte bir o kadar yanlıştır. Önemli olan doğru zamanda doğru hamleyi yapabilmektir. Özellikle seçilecek iş alanlarında hizmet, lojistik ve enerji sektörleri geleceğin fırsatları olarak görülüyor. Bu alanlarda yapılacak akıllı ve iyi hesap edilmiş yatırımlar kazandırmaya devam edecektir. Eski alışkanlıklarımızdan olan yüksek kar marjları ise küreselleşen dünya gibi etkenler nedeniyle artık hayal olmuştur. Şöyle düşünelim bundan sonra daha çok çalışıp daha az para kazanmaya alışmak zorundayız. Vahşi kapitalizm anadolunun en ücra kasabalarına kadar ulaşmış olması (büyük marketler zinciri sayesinde) en büyük dezavantajımız. Küçük ve yerli işletmelerimize alışverişlerde öncelik tanımamız ve tabiî ki bu işletmelerimizin de kar marjlarını minimum seviyesinde tutarak bu vahşi kapitalizme tüm halkımız bir arada dur diyebiliriz. Eğer yerli mallarımıza ve yerli işletmelerimize sahip çıkmaz isek tıpkı büyük marketlerin küçük bakkalları yuttuğu gibi hepimizin işyerleri risk altında.

Krizlerde kimi işletmeler batarken kimi işletmeler de büyür. Doğru zamanda doğru hamleleri yapabilirseniz krizler her zaman birer fırsattır. Ancak riskleri de her zaman daha büyüktür. Riski sevenler daha iyi kazanımlar elde edebilirler, yeter ki dikkatli ve doğru adımlar atılabilsin.

Xerox PE 16 Samsung Scx 4216 yazıcının toneri kabul etmemesi (“TONER BOŞ” UYARISI )

ARIZA: Toner Empty, Toner Low, Fuser Error

ÇÖZÜM: Yeni toner veya doldurulmuş toner takıldıktan sonra yukarıda belirtilen arızalardan herhangi birini görmeniz durumun takmış olduğunuz toneri çalışmayacaktır. En kısa çözüm toner üzerinde bulunan cam tüp sigortanın (0.62A) değiştirilmesidir.
Diğer Yöntem :
Aşağıdaki işlemlerin adım adım yapılmasından sonra, hata yazısı ekrandan silinecek ve yazıcı kullanıma hazır hale gelecektir.

* Yazıcı üzerinde bulunan “MENÜ” tuşuna basın, ekranda “Paper Type” yazısı görünecektir.
* Yazıcı üzerinde “#” tuşuna basın.
* Yazıcı üzerindeki rakamlardan “1934” rakamlarını sırayla tuşlayın.
* Yazıcı üzerinde “GİRİŞ/ENTER” tuşuna basın.
* İlk dört işlemi sırasıyla ve hatasız yaptıysanız, ekranda “tech” kelimesini görmeliyiz. Bu teknik menüye girdiğimiz anlamına gelir.
* “tech” yazısı ekranda yazarken tekrar “MENÜ” tuşuna bas, ekranda “Data Setup” yazısı çıkacaktır.
* Sol ok tuşu ile ekranda “New Cartridge” yazısını görene kadar ilerleyin.
* “New Cartridge” yazısı ekranda görüldüğünde, “GİRİŞ/ENTER” tuşuna basın.
* Ekranda çıkan “YES/NO” seçeneğinden “YES” i seçerek “GİRİŞ/ENTER” tuşuna basınız.
* Bu işlemlerden sonra mutlaka çözülmüş olmalıdır. Eğer bu sorun devam ederse ilk adımdan itibaren tüm işlemler tekrarlayın.
* Tekrar “tech” menüsünden normal menüye geçmek için sırayla “MENÜ” , “#” , “1934” , “GİRİŞ/ENTER” tuşlarına basın.

Sözde Aydınların Ermeni Özrü !

Son birkaç yıldır gündemden hiç düşmeyen, bugünlerde de kendisini sözüm ona aydın sanan birkaç ermeni yalakasının gündeme getirdiği “Ermenilerden özür dileriz” kampanyası, aklı yerinde balık hafızalı olmayanlarca ibret ve nefretle izleniyor. Aslında bu konuda bir çoğumuzun detaylarını bilmediği konular mevcut. Ama internet sayesinde en gizli kalmış (Meşhur Kırmızı Kitap dahil !) bilgilere ulaşılabiliyor. Bu yönde yaptığım kısa bir araştırmada tüylerimi diken diken eden bilgilere ulaştım. Hani; malum beyinleri bu ülkeye zarar vermek üzere tasarlanmış sözde aydınların dediği gibi bir ermeni soykırımı olmamış. Meşru Müdafaa yapan her insan gibi Osmanlı İmp. Da kendisini savunurken kimi suçsuz ermeni de bu tehcir (zorunlu göç) yasasından etkilenmiş olabilir. İşin ilginç yanı da hiçbir devlet adamımız da çıkıp o tarihlerde neler olmuş bunu bağıra bağıra söylemeye cesaret edemiyor. Bütün olayların tıpkı ermeni cazgırlığı ile dile getirilmesi elzem olmuşken ne yazık ki hiç biri çıkıp da “Ermeniler bunları yaptı da bu yüzden göç ettirildi” diyemiyorlar. Basiretsizliğin dik alası bu olsa gerek.
Peki o yıllarda neler olmuştu ? Araştırmalardan derlenen bilgileri aktarayım. 1840 yılında, ortalıkta en küçük bir çatışma yokken, Maraş’ta, bir dağın tepesinde kurulmuş bir Türk karakolunu yörede gizlice örgütlenmiş olan beş bin dolayında silahlı Ermeni gücü gece yarısı bastı. Dört yüz dolayındaki Türk askeri ile subayının kulaklarını, burnunu keserek!.. Sonra yavaş yavaş, işkence ederek öldürdüler!.. 1870’li yılların başlarında Kafkas kuzeyi, Kafkasya ile Gürcistan’da silahlandırılan Ermeniler Türk kökenli köylere saldırdılar! Bu bölgelerde Türk sayısının azalması da böylece başladı! 1878 – 1879 yılındaki ünlü “93 harbi”nde bölgeyi çok iyi tanıdıkları için Ruslara kılavuzluk edenler de, cephe gerilerindeki Türk köylerini basanlar da, Ermenilerdi! 1905 yılında Küçük Ergeş Beğ’in savunduğu Andican’ı tutuşturarak yirmi bin Özbek Türk’ünü öldüren kim? Ruslar değil! Rus ordusuna bu işi yapmak için karşı koyan Ermeni birliği !
20. y.y.ın en büyük soykırımı: Karabağ. Hani, yüz bin kişi yerinden – yurdundan olmuştu! En büyük soykırım olan Karabağ’da, Azerbaycan’ın yüzde onunun ele geçirilip bir milyon kişinin sürülmesini, bunların içerisinden binlercesinin hunharca öldürüldüğünü de hatırlamıyorsunuzdur!?
Devlet Arşivleri, 1910-1922 yılları arası Anadolu`da 523 bin 955 Türk`ün Ermeni çeteleri tarafından katledildiğini belgeleriyle ortaya koydu. Ermeni çetelerinin katliamları tarih, yer ve isim olarak tek tek açıklandı. Ermeniler, yıllardır sözde soykırımı iddialarıyla dünya kamuoyunu yanlarına çekmeye çalışırken, resmi belgeler ise Türkler`in katledildiğini gösteriyor.

Kanunlar ve İnsanlar 2

2007 yılında kabul edilen 5651 sayılı internet kullanımını düzenleyen yasa hepimizi ilgilendiriyor. Özellikle bilgi işlem sorumluları ve yöneticilerini ilgilendiren bu kanunu dikkatle incelememiz gerekiyor.

Geçtiğimiz hafta kanunlar ve eksiklikleri üzerine değinmiştik. 2007 yılında kabul edilen 5651 sayılı internet kullanımını düzenleyen yasadan bahsedeceğimizi söylemiştim. Çünkü bu yasa hepimizi ilgilendiriyor. Özellikle bilgi işlem sorumluları ve yöneticileri bu kanun çerçevesinde sorumlu tutulmaktadırlar.

Bu yasa da belli başlı düzenlemeler mevcut özetleyecek olursak; 3 ve üzeri bilgisayar bulunan tüm iş yerleri, kamu kurum ve kuruluşları bu yasa çerçevesinde internet kullanımlarının kayıtlarını tutmak zorundadırlar. Yasada istenilen kayıtlar birkaç temel üzerine yerleştirilmiş, ancak yöresel konumumuzu göz önüne alınca bunu iki temele indirebiliriz. İnterneti Ticari amaçlı kullandıranlar ve ticari olmayan amaçlı kullanımlar olarak sınıflandırılmış. Ticari işletmeler sınıfına İnternet Kafeler ve oyun salonları girmekteyken (kullandırılan internetten ücret alan yerler), herhangi bir ücret talep etmeden paylaşılan internet kullanımları olarak sınıflandırılmıştır. Yasada Top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı­la­rı olarak adlandırılan işletmelerin yü­küm­lü­lük­le­ri şöyle tanımlanmaktadır. : MAD­DE 7- (1) Ti­carî amaç­la top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı­lar, ma­hal­lî mül­kî amir­den izin bel­ge­si al­mak­la yü­küm­lü­dür. İz­ne iliş­kin bil­gi­ler otuz gün için­de ma­hal­lî mül­kî amir ta­ra­fın­dan Ku­ru­ma bil­di­ri­lir. Bun­la­rın de­ne­ti­mi ma­hal­lî mül­kî amir­ler ta­ra­fın­dan ya­pı­lır. İzin bel­ge­si­nin ve­ril­me­si­ne ve de­ne­ti­me iliş­kin esas ve usûl­ler, yö­net­me­lik­le dü­zen­le­nir.

(2) Ti­ca­rî amaç­la olup ol­ma­dı­ğı­na ba­kıl­mak­sı­zın bü­tün top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı­lar, ko­nu­su suç oluş­tu­ran içe­rik­le­re eri­şi­mi ön­le­yi­ci ted­bir­le­ri al­mak­la yü­küm­lü­dür.

(3) Bi­rin­ci fık­ra­da be­lir­ti­len yü­küm­lü­lü­ğe ay­kı­rı ha­re­ket eden ki­şi­ye ma­hal­lî mül­kî amir ta­ra­fın­dan üç­bin Ye­ni Türk Li­ra­sın­dan on­beş­bin Ye­ni Türk Li­ra­sı­na ka­dar ida­rî pa­ra ce­za­sı ve­ri­lir.

Bununla birlikte herhangi bir suç unsurunun tespit edilmesi halinde Eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı ve ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si gerekmektedir. Bu durumda nelerin suç unsuru olduğu konusu önem arz etmektedir. Bu da yasanın 8nci maddesinde tanımlanmaktadır. Yasada : MAD­DE 8- (1) İn­ter­net or­ta­mın­da ya­pı­lan ve içe­ri­ği aşa­ğı­da­ki suç­la­rı oluş­tur­du­ğu hu­su­sun­da ye­ter­li şüp­he se­be­bi bu­lu­nan ya­yın­lar­la il­gi­li ola­rak eri­şi­min en­gel­len­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir:

a) 26/9/2004 ta­rih­li ve 5237 sa­yı­lı Türk Ce­za Ka­nu­nun­da yer alan;

1) İn­ti­ha­ra yön­len­dir­me (mad­de 84),

2) Ço­cuk­la­rın cin­sel is­tis­ma­rı (mad­de 103, bi­rin­ci fık­ra),

3) Uyuş­tu­ru­cu ve­ya uya­rı­cı mad­de kul­la­nıl­ma­sı­nı ko­lay­laş­tır­ma (mad­de 190),

4) Sağ­lık için teh­li­ke­li mad­de te­mi­ni (mad­de 194),

5) Müs­teh­cen­lik (mad­de 226),

6) Fu­huş (mad­de 227),

7) Ku­mar oy­nan­ma­sı için yer ve im­kân sağ­la­ma (mad­de 228), suç­la­rı.

b) 25/7/1951 ta­rih­li ve 5816 sa­yı­lı Ata­türk Aley­hi­ne İş­le­nen Suç­lar Hak­kın­da Ka­nun­da yer alan suç­lar.

….

Kanun da bir çok konu düşünülmüş eksik ve uygulamada çıkabilecek sorunlar ise Telekomünikasyon Kurumu Başkanlığınca yürütülen çalışmalar sonucunda oluşturulan yönetmelikle çözümlenmiş durumda. Örneğin tutulacak kayıtların biçimi bu yönetmelikte tanımlanmıştır. Başımızın sorumsuz kullanımlar nedeniyle derde girmemesi için bu yasa çerçevesinde kayıtların tutulmasını sağlamamız gerekmektedir. 5651 sayılı yasanın daha detaylı bilgilerini öğrenmek isteyenler mail adresimden iletişim kurabilirler.

Çalınınca kilitlenen Laptop

Bilgi hırsızlığına önlem olarak önde gelen bilgisayar üreticisi Lenovo tarafından geliştirilen teknolojiyle bilgisayar, kullanıcıdan gelen bir SMS ile kendisini kullanıma kapatacak.

Önümüzdeki yılın ilk aylarında piyasaya sürülecek ve Üçüncü Nesil (3G) mobil iletişim yeteneğine sahip olacak ”Thinkpad” serisi dizüstü bilgisayar, kullanıcıdan gelen SMS mesajı doğrultusunda eğer açıksa bilgisayarın ilk çalışma belleğinin yüklü olduğu BIOS’dan (Basic Input/Output System) başlayarak cihazı, çeşitli katmanlarda hızlı bir şifreleme yaparak kilitleyecek. Eğer cihaz o an kapalıysa, bu işlem açıldığı an devreye girecek.

Önde gelen BIOS üreticilerinden Phoneix ile birlikte geliştirilen teknolojiyle bilgisayar, söz konusu SMS’i aldığı zaman kullanımı engelleyecek ancak bilgileri silmeyecek. Cihazı yeniden çalıştırabilmek için önceden tanımlanan şifrenin girilmesi şart olacak.

Sistemin sorunsuz çalışabilmesi için de dizüstü bilgisayarın GSM şebekeleri kapsamında bulunması yeterli olacak.